Â
Â
Â
Â
Â
UZMAN DOKTOR Ali KAYA:
Â
Â
Günümüz modern tıbbında teknolojinin hızlı gelişmesi, kentleşmenin ve iletişimin artması hastalıkların artışında önemli rol oynamıştır. Sektör de buna paralel koruyucu hekimlikten çok, tedavi edici tıp alanında yoğunlaşmıştır.
 Günümüzde çok sayıda hastalığın tanınmasında ve tedavisinde, gelişen tıbbi teknolojilerin ve çok sayıda yeni ilacın etkisi de çok büyüktür.
     Enfeksiyon hastalılarından kansere, vitamin eksikliklerinden metabolik bozuklukların tedavisine kadar, yeni jenerasyon ilaçlar tıp alanında çığır açmıştır. Modern konvensiyonel tedavilerin yanı sıra geleneksel alternatif tedavilerle bölgelere, ülkelere ve bunların gelişmişliklerine paralel olarak direkt veya destekleyici olarak önemini korumaktadır.
     Bitkisel ürünlerle alternatif tıp tedavi yöntemleri ile modern tıbba alternatif olmak mümkün değildir. Birçok bitkisel veya benzeri ürün destek amaçlı kullanılabilir. Asla ve asla modern kanıta dayalı ilaç tedavilerinin alternatifi olamaz.
     Ülkemizde son dönemde sağlık bakanlığı ve ilaç endüstrisi-eczaneler arasında yaşanan güncel sorunlar nedeniyle bazı hayati ilaçların temin edilememesi veya stoklarının bitmesini fırsat bilerek bu bitkisel veya yarı bitkisel ürünlerin bazı hayati ilaçların alternatifiymiş gibi sunulması uygun ve doğru değildir.
     Siz bir zatürre (pnömoni) hastalığını sadece ıhlamur kaynatarak, ekinezya vererek, bir meme kanseri olgusunu arpa suyu kaynatarak ve/veya benzeri yaklaşımlarla tedavi edemezsiniz. Yasal da, etik de değildir. Bu yaklaşımlarla başarılı olduğunu iddia edenler olmuştur, olacaktır da… Böyle bile olsa bunlar sadece istisnai durumlardır. Rutin uygulamaya girrmez ve yaygın olarak kullanılamaz. Aksine tedavi etmesi bir tarafa daha kötü nedenlere de yol açabilir.
     Her işte olması gerektiği gibi, sağlık sorunlarını da bu alanda çok uzun ve akademik eğitimler alan sağlık profesyonellerine yani hekimlere bırakmak en akılcı ve doğru olanıdır.
     Kanıta dayalı bilimsel çok uzun çalışmaların ürünü olan modern ilaçlar asla geleneksel yaklaşımlarla kıyaslanmamalıdır.Â

Â
Â
 ECZACI MUSTAFA ULAŞ:
 Bitkilerin hastalıkların tedavisinde kullanımı, insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. Çoğunlukla; deneme yanılma yöntemi ile edinilen bilgiler usta çırak ilişkisi ile bu zamana kadar gelmiştir.
1960’lı yıllardan itibaren ilaç sanayinde meydana gelen deÄŸiÅŸme ve geliÅŸmelerle kimyasal yöntemlerle, uygun ÅŸartlarda ilaç üretimi yaygınlaÅŸmıştır. Digoxin vb. gibi ilaçlar haricinde, ilaç üretiminde bitkisel kaynaklar kullanılmamaktadır. Bunun nedeni, bitkilerden etken maddenin saf halde elde edilmesinin güçlüğü ve maliyetinin yüksek olmasıdır.Â
İlaç olarak bitkilerin kök, gövde, yaprak, çiçek, tohum veya meyvelerinden yararlanılır. İçerdikleri etken madde miktarları ve çeşitliliği, yaprağında farklı tohumunda farklıdır. Bitkilerin türlerine göre de, taşıdıkları etken maddeler farklılık gösterir. Ülkemizde 80 den fazla adaçayı bulunmaktadır. Bitkilerin yetiştiği yer, toplanma zamanı, toplama şekli de, içinde bulunan madde miktarını etkilemektedir.
Bitki çayları 1-2 fincan tüketmek kaydıyla yararlıdır. Vücudumuz bunu tolere edebilir. Fazla miktarda tüketmek, geri dönüşü olmayan problemlere yol açabilir.
Bitkilerde doz ayarlaması yapmak imkansızdır. Bir tutamdan çay yapılır, içinde ne kadar madde olduğu bilinmez. Fakat ilaçlarda bir tabletteki madde miktarı bellidir, standardize edilmiştir.
Sonuç olarak, bitkilerin doÄŸal olduÄŸu ve zararsız olduÄŸu düşüncesi yanlıştır. SaÄŸlık profesyoneli gözetiminde kullanılmalıdır. BildiÄŸiniz gibi hint keneviri bir bitkidir, fakat uyuÅŸturucu madde elde edilmesinde kullanılır.Â
Â
Â
Sağlık Haber 10 dakika Eskişehir
Â
Â


